Önsöz

A S I M
1911 - 2001

Bir öğretmen oğlu, afacan bir çocuk, yarı göçmen, önce biraz çiftçi, sonra işçi ve nihayet ülkemizin kendini yetiştiren ilk işadamlarından biri. Daha yazılması gereken çok sıfatları var, ama giriş cümlesi olarak bu kadarı yeterli.

Osmanlı topraklarında doğup, Kırım’da Rusça yaptığı tahsili, Türkiye Cumhuriyeti’ne ailesiyle birlikte gelişi, eşine olan büyük aşkı, maceralı başlayan evliliği, işçilikten esnaflığa geçişi, askerlikleri, kardeşiyle ortak oluşu, pazarlamadaki üstün başarısı ve Türkiye’de birçok “ilk”i gerçekleştirmesi, zamanının büyük bir kurumu haline gelen şirketin Ülker Gıda’nın ilk yönetim kurulu başkanı oluşu, imrenilecek aile hayatı, çocuklarına düşkünlüğü, dindarlığı, doğruluğu, mütevazılığı, yardımseverliği, dostları ve sohbetleriyle iz bırakan öyküsünü okuyacaksınız.

Babasının memuriyeti nedeniyle Trakya’nın Saray ilçesine bağlı Karamehmet köyünde doğup, iki yaşındayken babasının memleketi olan Kırım’a ailece göç etti. Tahsilini 18 yaşına kadar kaldığı Kırım’da yapmış mükemmelen Rusça ve Tatarca öğrenmişti. Bolşevik İhtilali’ni yaşamış; babası defalarca idam edilmek üzere götürülmüş ama her seferinde geri dönmüştü. 1929 yılında bir gemi ile ailece İstanbul’a gelebildi, ancak diplomaları Türkiye’de geçerli olmadığından tahsilsiz sayıldı

Ayrıntılarıyla incelendiğinde, aslında her insanın hayatı bir romandır. Asım’ın hayatı ise güzel ve zor taraflarıyla bir romanlar dizisi olmaya adaydır. En güzel anıları bile bir hüzün perdesinin arkasında oluşur. Hüzün, Asım’ın aslıdır, asıl adıdır. Yerine göre şakacı ve hazırcevap olmasına rağmen, kahkahalarla güldüğü veya yaşadığı zor hayatı unuttuğu hiç görülmemiştir.

Dostları kendisinden hatıralarını yazmasını ısrarla istemelerine rağmen, “Ben onları bir daha yaşamak istemiyorum” diyerek geçmişinden hep kaçmıştır. Bu çalışmada, bazı sohbetlerinde kendisinden işitilenler ve yakınlarının anlattıklarından derlenenler ile yazmaktan kaçındığı geçmiş, bir araya getirilmeye çalışılmıştır. Umarız, anlattıklarımızla o büyük şahsiyetin maneviyatını incitmez ve okuyanları yanıltmayız.

Muhterem eşi Zehra Hanım da hiçbir hatası veya kabahati olmadığı halde, farklı bir dünyada geçen çocukluğuyla ve gençliğiyle ilgili mazisinin bilinmesini istememiş, o maziyi çocuklarından bile saklamıştır. Sanki gerçek hayatı Asım’la olan evliliği ile başlamıştır. Bütün yakınları, hatta çocukları bile onun hassasiyetine saygı göstererek, öncesini bilmezden gelmişlerdir.

Zehra Hanım’ın mazisinden pek bahsedilmemesi, asılsız dedikoduyu seven ve kalem oynatacakları konuda yeterince inceleme yapma alışkanlığı bulunmayan kimi yazarlara ve bazı “tanıdık” görüntülü kişilere fırsat vermiş, zaman içinde Asım ve ailesi hakkında gerçeklerle alâkası olmayan söylentiler üretmeye başladıkları görülmüştür.

Asım’ın 2001’de ve Zehra’nın 2008’de vefatlarından sonra çocuklarının tercihi, gerçeklerin doğru şekilde bilinmesinden ve yazılmasından yana olmuştur. Zehra’nın tercihi doğrultusunda açıkça dile getirilmeyen bilgiler yüzünden bazı yazarlar tamamen hayalî olan senaryolarını çıkarları doğrultusunda kullanmışlar, gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltmaya başlamışlardır.

Bu nedenle, geçmişi çarpıtmaya meraklı kötü niyetli kişilere meydanı boş bırakmamak üzere halen hayatta olan şahitlerin huzurunda gerçekleri kaleme almaya karar verdik

Hikâyede teferrualı şekilde anlatıldığı gibi Zehra Musevi bir ailede Fani ismi ile dünyaya gelmiş, babasını Çanakkale savaşında kaybettiği için bir vakıf yetimhanesinde okumuş, kendini çok iyi yetiştirmiş, Asım ile tanıştıktan sonra kendi isteği ile Müslüman olmaya karar vermis ve Hacı İslâm Efendi’den aldığı eğitim ile Müslümanlığı çok iyi öğrenmiş, daha önemlisi fevkalade örnek bir Müslüman olarak yaşamış, ibadetleri çevresindekilerin çoğundan daha iyi yerine getirdiği gibi pek çok Müslümanın ihmal ettiği ahlaki değerlere fevkalade önem vermiştir.

Çalışmada, Asım’ın hayatı altı bölümde ele alınacaktır:

  1. Kırım Hayatı ve Öncesi (1929’a kadar)
  2. Yeniden İstanbul (1929-1944)
  3. Nev’i Şahsına Münhasır
  4. Bölümün Mukaddimesi, Asım, Sair Eşhas

  5. Mağazacılıktan Ülke Lideri Ülker olmaya (1944-1961)
  6. Bir Numarada Ülker Dönemi (1961-1987)
  7. Ülker Sonrası Kar Şirketler Topluluğu (1987-2001)

Elde edilen metinler, www.asimulker.com internet sitesinde bölümler tamamlandıkça yayınlanacaktır. Bilgilerin daha doğruları ispatlı bir şekilde ortaya çıkarsa, sitedeki bilgiler düzeltilecektir. Ayrıca okuyucuların görüşlerinin yayınlandığı bir bölüm de sitede yer alacaktır.

Bu belgeselin hazırlanmasında gerek bilgi vererek, gerek bazı belgeleri temin ederek yardımcı olan dost, akraba ve yakınlarımıza (Kurt Sait Çalı, Mualla Öner, Hayri Dinçsoy, Cemile Özgü, Nihat Öner, Vefa Doğramacı, Dr. Haluk Dayıoğlu, Ester Azuz, Rezan Gellardin ve diğerleri) ve metnin editörlüğünü yapan Mehmet Güntekin’e sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

Asım Belgeseli özel bir çalışma ile hazırlanmıştır. Burada yazılanlar özel sohbetlerinde bizzat Asım Bey’in anlattıkları ile, aile üyelerinin ve yakınların yaşadığı olaylardan faydalanarak kaleme alınmıştır. Amacımız Onun hatırasını onur duyacağı şekilde yaşatabilmektir.