1938 - 1940

1938-1940

1938 yılında Besler fabrikası, Sirkeci’deki Büyük Postane’nin arkasında yer alan Hoca Kasım Köprüsü Sokağı’ndaki yeni yerine taşındı. Ortakları, bu sebeple Asım’a Bahçekapı’daki mağazanın tamamını devrettiler. Asım, mağazası için gerekli malları Besler’in yeni fabrikasından tedarik ediyordu. O dönemler, piyasada malın kıt olduğu ve karaborsanın yaygın olduğu dönemlerdi.

Herkes gibi aile tasarrufa çok riayet ederdi. Bilet ücreti 3 kuruş olan tramvaylar boş gibi idi. Asım da evden işe 30 dakika kadar süren yolu çok zaman yürürdü. İşe sabah çok erken gider bazen yürürken kısa sürelerde uyur uyanırdı. Bir defasında Babıali Yokuşu’nu inerken “Şu direğe kadar uyuyayım” demiş. Gözünü açtığında direği birkaç metre geçtiğini görmüş.

Dünyada şiddetin ve gerilimin doruğa ulaştığı günler yaşanıyor ve İkinci Dünya Savaşı adım adım yaklaşıyordu. 1 Eylül 1939’da Alman ordularının Polonya’ya saldırması üzerine, Avrupa devletleri yine birbirine silah çekmişti. Asım, aynı yıl, Çorlu’da ihtiyat olarak 6 aylık ikinci askerliğine başladı. Gerektikçe İstanbul’a gelerek işleriyle ilgilenir, akşama birliğine dönerek yoklamaya yetişirdi. Bu gelişlerin çoğu kaçaktı ve otobüsle olurdu. Bir gün yine birkaç arkadaş kaçmış, İstanbul’a geliyorlardı ki otobüs aniden durdu. Jandarma çevirme yapmış, kaçak asker arıyorlardı. Asım, soğukkanlılığını koruyarak, cebinde taşıdığı bir askeri doktorun verdiği ilaç reçetesini izin kâğıdı diye göstermişti. Çünkü askerlerin çoğunun okuma yazması olmadığını bildiği için şansını denemeyi göze almıştı. Okuma yazma bilmeyen asker, reçetedeki mühür ve imzaya bakıp reçeteyi izin kâğıdı zannedince yakalanmaktan kurtulmuşlardı. Askerden kaçmak ağır bir suçtu, ama riski göze almaktan başka çaresi de yoktu; çünkü onu bekleyen görevler vardı. Bu nedenle sık sık kaçarak gidip geliyor, işlerini yürütüyordu. Bu dönemde Sabri de okuldan kalan zamanında dükkânla ilgileniyordu.

Terhis olduktan sonra, sevdiği asker arkadaşı Kenan Tuncer ile ortak oldu. Yıl 1939’du.

İkinci Dünya Savaşı başlayınca ülkede sıkı tasarruf tedbirleri uygulanmaya başladı. Çok sıkı ekonomik tedbirler ve uymayanlara hapis cezaları içeren Milli Korunma Kanunu yürürlüğe girdi.

Aile, bir müddet sonra Nuruosmaniye Caddesi’ndeki 42 numaralı Gündoğdu Apartmanı’na taşındı. Hacı İslâm Efendi bir müddet buradan kütüphaneye gidip geldi. Yıl 1940’tı.